Hayat Telaşından En Sevdiği Şeyleri İnsan Atlayabiliyor. Benim...
Aslı Naz KİTAPÇIOĞLU

Aslı Naz KİTAPÇIOĞLU

Hayat Telaşından En Sevdiği Şeyleri İnsan Atlayabiliyor. Benim Gibi…

Yazımızı okumadan önce saatlerinize şöyle bir bakın bakalım kaçı gösteriyor?

Yazı yazmayı öyle özlemişim ki nereden başlasam ,ne anlatsam konular oldukça birikmiş gibi.

Ülkemizde bitmek bilmeyen kaoslar, Dünya da bitmeyen savaşlar, doğal afetler, ekonominin sürekli bir dibe vuruşu, insanların birbirlerine karşı olmayan bir tahammülü, kaldı ki hayvanlara hiç tahammülü yok. Bize en güzel cevabı veren ise doğa. Bunlar olurken hala daha hayatın o güzel penceresinden, biraz da olsa bakabiliyorsak eğer ne mutlu bize.

Hayat, kendimizi sevmekten başlar. Kendimizi sevebiliyorsak, mutlu olmak için neden aramamıza gerek kalmadan suratımız hep gülümser. Güzel bir imajımız var ise , gönlümüz temiz ise, bütün canlılara saygı duyabiliriz. Bu hayat telaşında yaşayıp giderken ne ara 65-70 yaşa dayandık ? Sorusunu sormadan önce, bulunduğumuz yaşı doya doya yaşamalıyız. Sevdiklerinizi kaybetmeden ellerini sımsıkı tutup, kırıp dökmeden onları , güzel anılar biriktirmeliyiz.

Bu hengameler yüzünden insanlar birbirleri ile uğraşır olmuş. Kim, ne yaptı? Kiminle beraber? O ne demiş? Bu ne demiş? O şöyle. Bu böyle. Derken bir kez gelinen hayata başkalarının hayatlarını irdeleyerek kapatmış oluruz. Sonra; ‘’ Vay efendim toplum mutsuz.’’ Olur tabi mutsuz. Kendi için ne yaptı ki? Küçüktük, bilmiyorduk hayat nasıl bir şey. Büyüdük, anne babamıza göre şekil aldık ya da çevremize göre. Evlendik yuvamıza göre. Çocuğumuz oldu, çocuğumuza göre şekil aldık. Yaşımız ilerledikçe bulunduğumuz kabın şeklini aldık sadece. Kim özünden ayrılmadı ki?

‘’Sevdiklerimizle mutluyuz! ‘’ Dediğinizi duyar gibiyim. Elbet ki mutluyuz. İyi ki varlar onlar. Yaşamı, yaşam yapan şey tam olarak onlar hatta. Ama iç özünüzde doyasıya yaşayamadığınız hayatın çizgisini siz belirleyemediğiniz için öncelik hep başkaları için oldu. Bir değil birden fazla hobi edinmek, sıkılınca bırakmak. 15 inde Şebnem Ferah var ise 55 inde de o olmalı.

Bulunduğumuz çevrenin kalıbına uymak dışında, kendimize de ettiğimiz en büyük eziyet TEMBELLİK. Ertelediğimiz, atmaya kıyamadığımız eskilerimiz, sürekli bir bıkkınlık. En başta şu atmaya kıyamadıklarımızdan başlayalım. Ama giysi, ama insan ama başka bir şeyler. Sonra ertelediğimiz o güzel planlar, uzun zamandır görmek istediğimiz insanlar, o çok sevdiklerimize düşündüğümüz ufak sürprizler. Bunları yapmaya başladığımız an bıkkınlık denilen kelime kendiliğinden yok olacaktır işte.

Demem o ki… Hayat çok değerli… Tembellik ya da sizi mutlu etmeyen ne varsa, siz kendinizi başka yerde görüyorsanız eğer bırakın. Bırakılmayı değil. Beklemeyi değil, harekete geçin. Bu yazıyı okurken saat kaçtı? Şimdi kaç dk geçmiş hayatınızdan bir bakın…

Friedrich Nietzsche’ nin bize armağanlarından bir tanesiyle veda edecek olursam;

Hayat - Nietzsche

Gidene kal demeyeceksin. ..

Gidene kal demek zavallılara,

Kalana git demek terbiyesizlere,

Dönmeyene dön demek acizlere,

Hak edene git demek asillere yakışır.

Kimseye hak etmediğinden fazla değer verme,

yoksa değersiz olan hepsen olursun...

Düşün...

Kim üzebilir seni senden başka?

Kim doldurabilir içindeki boşluğu sen istemezsen?

Kim mutlu edebilir seni, sen hazır değilsen?

Kim yıkar, yıpratır sen izin vermezsen?

Kim sever seni, sen kendini sevmezsen?

Her şey sende başlar, sende biter...

Yeter ki yürekli ol, tükenme, tüketme, tükettirme içindeki yaşama sevgisini...

Ya çare sizsiniz yada çaresizsiniz. ..

Öyle bir hayat yaşadım ki cenneti de gördüm cehennemi de.

Öyle bir aşk yaşadım ki tutkuyu da gördüm pes etmeyi de.

Bazıları seyrederken hayatı en önden, kendimi bir sahnede buldum,

Oynadım.

Öyle bir rol vermişlerdi ki okudum okudum anlamadım.

Kendi kendime konuştum bazen evimde,

hem kızdım hem güldüm halime.

Sonra dedim ki söz ver kendine

Denizleri seviyorsan dalgaları da seveceksin,

Sevilmek istiyorsan önce sevmeyi bileceksin,

Uçmayı biliyorsan düşmeyi de bileceksin,

Korkarak yaşıyorsan yalnızca hayatı seyredeceksin.

Öyle hayat yaşadım ki son yolculukları erken tanıdım.

Öyle değerliymiş ki zaman hep acele etmem bundan anladım.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar