ANLAŞMALI BOŞANANLAR DİKKAT!

ANLAŞMALI BOŞANANLAR DİKKAT!

ANLAŞMALI BOŞANANLAR DİKKAT!

11 Mayıs 2017 - 11:42

 

Anlaşmalı boşananlar dikkatYargıtay'ın yeni içtihadına göre, boşanma davalarında, tarafların 'Mal talebimiz yok' beyanından sonra mal paylaşımı davaları açılamayacak. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, anlaşmalı olarak boşanan çiftlerin daha sonra birbirlerine karşı açacakları edinmiş oldukları mallar ile ilgili davalar için içtihadını değiştirdi. Boşanan çiftler, mahkeme huzurunda “mal talepleri olmadığını” bildirmeleri halinde, daha sonra mal paylaşımı davası açamayacak.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 27 Kasım 2013 tarihinde oy çokluğu ile aldığı kararla, tarafların anlaşmalı boşanma davası sırasında düzenledikleri protokolde yer alan 'tarafların mal talepleri yoktur' şeklindeki ifadenin, eşler arasında 'mal rejiminden kaynaklanan alacak' isteklerini kapsadığı sonucuna hükmetmişti.
Balıkesir'in Bandırma ilçesinde yaşayan F.Ö., eşi M.Ö. aleyhine Bandırma Aile Mahkemesi'nde boşanma davası açtı. Davanın 10 Mart 2011 tarihindeki duruşmasında ifade veren taraflardan F.Ö. 'davalıdan mal talepleri' olmadığını beyan etti. Tutanağa geçen ifadeleri çift imzaladı. Bir yıl süren davada çift anlaşmalı olarak boşandı. Boşanma davasının ardından 27 Mayıs 2011 tarihinde F.S., Bandırma Aile Mahkemesi’ne müracaat ederek evliliklerinin devam ettiği 2010 yılında eşi M.Ö. adına kayıtlı dairenin taraflar arasında edinilmiş mallara katılma rejimine göre tasfiyesinin yapılarak payına düşen miktarın boşanma davasının açıldığı tarihten itibaren kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etti.
Bandırma Aile Mahkemesi'ne savunma dilekçesi veren davalı M.Ö.'in avukatı, davanın hukukî dayanağının bulunmadığını, tarafların anlaşmalı olarak boşandıklarını, duruşmada davacının açıkça mal talebinin bulunmadığını bildirdiğine dikkat çekti. Bu beyanın davacıyı bağlayacağını, ayrıca davacının tasfiye adı altında herhangi bir alacağının da bulunmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etti. Davacının boşanma davasında 'mal talebimiz yoktur' açıklamasına atıfta bulunan mahkeme, anılan beyana rağmen dava açılması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verdi.
Davacı kadının temyiz müracaatı üzerine devreye giren Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, tarafların anlaşmalı boşanma davasında mal rejiminin tasfiyesi konusunda anlaşma yapmaları mecburiyeti bulunmadığını hatırlattı. Bu konuda anlaşma yapmanın da mümkün olduğu, kural olarak kabule ilişkin boşanma kararı kesinleşmedikçe eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesinin yapılmasının mümkün olmadığı ve doğmayan haktan da feragat olmayacağı, 'doğmayan haktan feragat olmaz' ilkesi göz ardı edilerek hüküm kurulmasının doğru olmadığına hükmederek, mahalli mahkeme kararını, 2 Aralık 2013 tarihinde oy çokluğu ile bozdu.
Bandırma Aile Mahkemesi, 6 Mayıs 2014 tarihinde ikinci kez gördüğü davada ilk kararında direndi. Tarafların 'mal paylaşımı talebimiz yoktur' beyanına rağmen dava açma hakkının kötüye kullandıkları belirtildi. Kararda, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27 Kasım 2013 tarihindeki kararına vurgu yapıldı. Mahkemenin ret kararını davacı temyiz etti.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x